kısa yollar Giriş
icon
icon
Sohbet Sitesi Sayesinde Tanıştık

ben de anlatayım bari 🙂 ayrılma hikayelerine yazamamıştım çünkü daha önce hiç sevgilimden ayrılmadım. şu andaki sevgilim benim ilk sevgilim ve inşallah tek sevgilim olur.

neyse efendim, ben üniversite sınavına hazırlanıyorum. ama baya kapattım kendimi. okul-dersane-ev üçgeni arasında gidip geliyorum sürekli. cep telefonumda kontör yok, bilgisayar yok, internet yok. kısacası hiçbir şey yok, sadece sınava odaklandım.

sonra bilen bilir 0.facebook vardı * eh bu çıkınca ben de değerlendireyim dedim. yani alt tarafı facebook. hem kafam dağılır diye düşündüm. bir gün bir arkadaşım bir sayfadan paylaşım yapmış. sayfaya tıkladım, beğendim de takibe aldım.

bugüne kadar birçok şey okudum, birçok kişi takip ettim sosyal medyada ama sevgilim haricinde kimsenin sayfasına “ayyyyy ben bu çocuklar sevgili olmalıyım!” demedim, “bu çocuk benim ruh eşim olmalı!” demedim. ya da esmer kızlarla ilgili bir beğeni cümlesi kurduğunda kumral bir bağyan olarak gücenmedim. tüm bunlar sevgilimin yazdıklarına özel durumlardı. hatta sanki ortada bir şey varmış gibi eski sevgilisi zeynep’le * ilgili bir şey yazdığında dertlenmiştim. her dakika yazdıklarına bakıyorum falan. inanılmaz seviyorum yazdıklarını.

sonra sınavlar bitti, bana bilgisayar geldi, internet geldi. ben bilgisayardan da aynı duygularla takip ediyorum kendisini. yöneticinin adı yazıyor ya tıkladım bakayım resmine diye. yarabbim o ne tatlılık, o ne yakışıklılık… gözlerimde kalpler yanıp sönüyor böyle. bu arada sevgilim esmerdir ve ben bugüne kadar esmer hiçbir erkeği beğenmemişimdir.

üniversiteye başladım. sayfaya olan ilgim bitmedi ama biraz azaldı. yani önceki gibi değildi takibim falan, ama yine de seviyorum, takip ediyorum. mart ayında kendisinin twitter hesabını buldum. hemen oradan da takip ettim.

ardından tabi başladı retweetler, favoriler falan. ama vallahi yürümüyordum çünkü gözümde o kadar yüksek bir yerde ki bana sümüğünü bile atmaz diye düşünüyorum. sonra bir gün bir twit atıyor, ben de ona yazıyorum ve o da bana cevap veriyor! yazdığı en fazla 50 karakterlik bir şey ama benim nasıl sevindiğimi, sevincimden kendimi duvarlara çarptığımı, salak gibi yatakta yuvarlandığımı görmeniz lazım.

sonra ben bir kere yüz buldum ya artık allah ne verdiyse yazıp duruyorum. sabırlı çocuk ama cevap veriyor hep, yalnızca benim kadar hevesli değil. benim de o zamanlar twitterdakı profil resmim arkam dönükken çekilmiş bir resim, yüzüm belli değil yani. aman dedim görsün gudubet suratımı da ona göre yazsın ya da yazmasın diye düşündüm. ama yine de tam gudubetine cesaret edemedim şöyle güzellerinden bir fotoğraf koydum. aradan geçen kısa bir süre içerisinde kendisi de beni takip etti. * )

bende de bir kendimi geri çekme çalışmaları “yok ya bugün yazmıcam.” falan. tabi her seferinde yazıyorum. konuşmalar artık uzun ama ne fark eder hepsini ben başlatıyorum.

bir gece kendisi sayfasında şarkı paylaştı. * * bir baktım şarkının altında kızın biri buna asılmış. bu da böyle gönüllü olmadan bir cevap vermiş. bana bak dedim kızım, seni ayağımın altına alırım. daldım ben de yorumlara ve elbette sevgili sevgilimin tüm ilgisini üzerime topladım 🙂

bir yandan da derin düşünceler içerisindeyim neden beni hala eklemiyor diye bunun için de twitterdan kızıyorum kendisine. ona mention atmadan onun hakkında konuşuyorum anlasın da eklesin diye. ama suç bendeymiş a dostlar. ekleme isteklerine kapalıymışım. *

neyse sonra beni ekledi, ardından olaylar gelişti. ama o ekledikten sonra diğer gün arkadaşlarımla buluşacak olmama rağmen saat altıya kadar uyuyamadım. öyle delirdim ki camsille dolaplarımı sildim.

Yazı admin Tarafından 28.06.2017 Tarih, Saat 4:12 ‘de Eklendi.

FacebookPaylaş
Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*